KİMSİN SEN ? 2
Saatlerce oturdun o merdivenlerde ve ben hep sessizce seni izledim her zamanki gibi. Bir ara hani şu çok önemli şeyler varmışcasına hep yanında taşıdığın çantanı kendine doğru çektiğin de gerçekten umutlanmıştım bu sefer beni farkedeceksin diye. Ama yine korkuyla fazla duramadın kalktın ve gittin. Bu hallerin beni gerçekten de çok eğlendiriyor aslında şaşkın şaşkın panikle, seyrettiğin o kalabalığa sakalanma çabaların. Bunun ne kadar boşuna bir çaba olduğunu farketsen de her defasında deniyor, bunu bile beceremiyor ve kalabalığın tersine doğru yürümeye başlıyorsun hızlı hızlı onlara çarpa çarpa ve yine tek başına. Sen ifalah olmaz bir gerçek körüsün. Onlara benzeme ve onlar gibi olma çabaların seni ne kadar acıtsada bunu hep yapıyorsun. Neden ? Hıhh... Sırf onların seni görebilmesi için seni bura da bu zaman da var olduğuna inandırmaları için. O çok kıymetli çantan, her gün koşturup gittiğin iş yerin ve arkadaşların hep kendine bir sıfat edinme çabasından başka bir şey değil aslında. Ancak bir sıfatın varsa sıfatlat arasında var olabilirsin çünkü. Bunu farkettiğin zamanları çok iyi hatırlıyorum. Gerçekten beni farketmeni en çok istediğim yıllarındı onlar. Biyolojik ailenin yanına gittiğin o zamanlar aslında çok yakındık birbirimize ve sen yine korkuyla saklanacak yer arar dururdun. O zamanlar çocuk olduğundan ve seni yanlız başına bir tavan arası dairede üzerinden kitleyip gittiklerinde saklanacak kalabalıkların da yoktu. Ah her neyse yanlış bir şeylere bulaşmadan yakalamam yazım seni şimdi, bakalım daha ne kadar kaçabileceksin benden...
... devam edecek.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder